Forumun genel oturumlarından olan "Knowledge production and circulation in higher education" (Yükseköğretimde bilgi üretimi ve dolaşımı), akademinin küresel ölçekte nasıl bir dönüşüm geçirmesi gerektiğine dair ufuk açıcı bir tartışmaya ev sahipliği yaptı. Konuşmacılar, tarihin bir ideolojik araç olarak kullanılmasından arşivlerin akademik özgürlük üzerindeki etkisine, pedagojik yöntemlerden bilginin insani gelişimle olan bağına kadar kritik başlıkları ele aldılar.
Bilginin etik ve insani temellere dönüşü
İslam Düşüncesi Profesörü Ebrahim Moosa, sömürgesizleştirme çabalarının moderniteye karşı bir duruştan ziyade, bilgiyi daha derin ve etik bir zemine oturtma arayışı olduğunu şu sözlerle ifade etti:
"Sömürgesizleştirme tartışmaları, modern üniversiteyi geleneksel bilgi sistemlerine karşı konumlandırmakla ilgili değildir. Bu tartışmalar; daha etik, daha eleştirel ve daha insan merkezli bir bilgi anlayışı geliştirmek için farklı eğitim geleneklerinden yararlanmak hakkındadır. Bilgi üretiminin sadece inovasyon ve rekabete değil; karaktere, bilgeliğe ve insani gelişime bağlandığı bir anlayış..."
Kolektif öğrenme ve pedagojik dönüşüm
Uluslararası Kalkınma ve Küresel Çalışmalar Profesörü Nadia Abu-Zahra, öğrenme sürecinin tek taraflı bir aktarım olmaktan çıkarılarak karşılıklı bir etkileşime dönüşmesi gerektiğini vurguladı:
"Pedagojinin sömürgesizleştirilmesi, öğrenmeyi sadece bir içerik aktarımı olarak görmekten uzaklaşmayı; onu ilişkiler, paylaşılan deneyimler, kolektif üretim ve karşılıklı öğrenme yoluyla yeniden düşünmeyi gerektirir. Böyle bir yaklaşımda, herkes eş zamanlı olarak hem öğrenen hem de öğretmen haline gelir."
Tarih, edebiyat ve kimlik inşası
Tarihçi ve Akademisyen Halil Berktay, eğitim sistemlerinin toplumların kendilerini tanımlama biçimlerindeki ideolojik gücüne dikkat çekti:
"19. yüzyıldan itibaren tarih ve edebiyat, modern eğitim sistemlerinde kimlik oluşumunun temel ideolojik alanları haline geldi. Bu nedenle, eğitim üzerine yapılan tartışmalar sadece pedagojik yöntemleri değil, aynı zamanda toplumların kendilerini nasıl tanımladıklarını ve hangi tarihsel anlatıları merkeze koyduklarını da ele almalıdır."
Akademik özgürlük ve resmi anlatılar
Orta Doğu Çalışmaları Uzmanı Joseph Massad, bilimsel araştırmaların meşruiyeti ile siyasi anlatılar arasındaki hassas ilişkiyi arşivler üzerinden örneklendirdi:
"Akademik özgürlük üzerine yapılan tartışmalar, hangi sorgulamaların meşru kabul edildiği ve hangi meselelerin görünmez kaldığı sorularıyla yakından bağlantılıdır. 1980'li ve 1990'lı yıllarda İsrail arşivlerinin açılması ve 1948 olaylarını takip eden tarihsel çalışmalar, resmi anlatılar ile akademik araştırma arasındaki ilişkiye dair daha geniş tartışmaları yeniden canlandırmıştır."
World Decolonization Forum 2026, yükseköğretimin geleceğini ve küresel bilgi sistemlerindeki adaleti sorgulayan yeni oturumlarla İstanbul'da devam ediyor.