Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, KKTC'nin Gazimağusa ilçesinde kurulan Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi'nin açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu.
Bakanlığın hayata geçirdiği projelerle Türkiye’nin uluslararası denizcilik arenasındaki yerini en ön sıralara taşıdığına işaret eden Bakan Uraloğlu, denizlerdeki seyir, can, mal ve çevre emniyetine verdikleri önemin altını çizdi.
"Mavi vatanımızda çıkarlarımızı koruyacak, gemi trafiğini kesintisiz izleyebileceğiz"
Doğu Akdeniz’deki enerji koridorları, deniz ticaret yolları ve jeopolitik rekabet göz önünde bulundurulduğunda, kurulan sistemin bölgede tam bir hakimiyet sağlayacağı belirtiliyor. Sistemin operasyonel gücünü ve stratejik hedefini açıklayan Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi ile 'mavi vatan'ımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çevresi ile ülkemiz arasındaki deniz alanında gemi trafiğini kesintisiz izleyebileceğiz."
Atalarımızın denizlere hakim olan bir cihan imparatorluğu kurduğunu hatırlatan Uraloğlu, aynı bilinçle bu mirasa sahip çıkıldığını belirterek şöyle devam etti:
"Bugün Türkiye, 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer almaktadır."
Doğu Akdeniz'de 24 saat kesintisiz takip mekanizması nasıl çalışacak?
Bu yeni sistem, Doğu Akdeniz üzerinde adeta dijital bir kalkan görevi üstleniyor. Proje kapsamında Gazimağusa'da kurulan ana merkeze ek olarak; Dipkarpaz, Sadrazamköy ve Çayırova'da insansız trafik gözetleme istasyonları inşa edildi. Selvitepe ve Kantara’daki Otomatik Tanımlama Sistemi (OTS) verileri ile radar altyapısı tek bir merkezde entegre edildi.
Mersin Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi ile uzaktan yedekleme koordinasyonu bulunan sistem, Doğu Akdeniz havzasında hareket eden her unsuru anında tespit edecek. Toplanan veriler anlık olarak hem KKTC hem de Mersin’deki harekat merkezlerine aktarılarak olası güvenlik riskleri, kaçakçılık faaliyetleri ya da deniz kazaları önceden engellenebilecek.
Teknoloji de yerli koruma da milli: ASELSAN ve HAVELSAN imzası
Projenin Türkiye açısından en kritik yönlerinden biri de dışa bağımlılığı sıfıra indiren savunma sanayisi ortaklığı oldu. Sistemin yazılım ve donanım süreçlerindeki milli başarıyı vurgulayan Bakan Uraloğlu, teknolojik bağımsızlık mesajı verdi:
"Ayrıca gururla belirtmek istiyorum ki sistemimizdeki tüm kritik donanımları ve yazılımları, tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirdik. Tamamen milli olarak geliştirdiğimiz kritik donanım ve yazılımlar sayesinde, denizlerde seyir emniyeti altyapımızı da millileştirerek, bu alandaki teknolojik bağımsızlığımızı da güçlendirdik."
Sistemde kullanılan ve denizlerdeki gözümüz olan kritik radarlar, ASELSAN tarafından yerli imkanlarla üretilen "Serdar 7M" radarlarından oluşuyor. Sistemin genel entegrasyonu ve dijital altyapısı ise HAVELSAN’ın yürüttüğü mühendislik çalışmalarıyla tamamlandı.
Mavi Vatan doktrini için bu sistem neden hayati önem taşıyor?
Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi, yalnızca teknik bir altyapı projesi olmanın çok ötesinde, Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrininin sahadaki en somut yansımasıdır.
KKTC'nin egemenlik hakları denizlerde perçinlendi
Sistem sayesinde KKTC’nin deniz yetki alanları ve çevresindeki egemenliği, uluslararası denizcilik hukukuna uygun bir takip altyapısıyla tescillenmiş oldu. Ada etrafındaki egemenlik iddiaları, bu dijital gözetleme gücüyle fiilen destekleniyor.
Stratejik üstünlük tamamen Türkiye'ye geçti
Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi devre dışı bırakmaya çalışan uluslararası ittifaklara karşı, bölgedeki gemi trafiğinin kontrolü ve izlenmesi yetkisi fiilen Ankara ve Lefkoşa hattına geçti. Havzadaki her askeri ve ticari hareketlilik artık bu sistemin radarına takılacak.
Siber ve teknolojik güvenlik en üst düzeye çıkarıldı
ASELSAN ve HAVELSAN imzalı yerli yazılımların kullanılması, veri güvenliğini en üst düzeye çıkararak dışarıdan gelebilecek siber müdahalelerin ve istihbarat sızıntılarının önüne set çekiyor. Altyapının millileştirilmesi, operasyonel bağımsızlığı da kalıcı hale getiriyor.
Türkiye, gemi inşa sanayisinde dünyada 7’nci, mega yat imalatında dünya ikincisi ve Avrupa’da gemi geri dönüşümünde lider konumdaki ticari gücünü, artık bu yerli savunma sistemleriyle askeri ve stratejik bir koruma kalkanına kavuşturmuş durumda.