MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye üzerinden kumar oynanamayacağını söyleyen Bahçeli, herkesin aklını başına alması gerektiğini söyledi. Bahçeli, ayrıca ABD'ye de bir mesaj verirken Kürtlerin satılık olmadığını ve paralı asker yapılamayacağını belirtti. Özgür Özel'in savunma sanayii konusundaki görüşlerini eleştiren Bahçeli, "balık" çıkışına yönelik "Balıkları düşündüğü kadar Türkiye'yi düşünmedi. Mahalle yanarken fırsatçılık yapıyor.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli konuşmasına milli değerlerin önemini ve İstiklal Marşı'nın ruhunu hatırlatarak başladı:
“Nasıl ki istiklalimizin engin ve erdemli düşüncesiyle milli devletimizin tartışılmaz haklarına sahip çıkıyorsa istikbalimizin yol haritasını da çizmek zorundayız. Mehmet Akif Ersoy mili mücadelenin en ateşli yıllarında kalemini tıpkı bir kırbaç gibi beyaz sayfalarda çarmış, istiklali yazmamış yaşamıştır. Akif yüksek milli bir şuurdur.”
“İstiklal Marşı Milli Kahramanlığın muhteşem bir mücadelenin vesikasıdır. Çevremizde yaşanan vahim gelimeler Mehmet Akif'e feyiz veren günlerle maalesef benzerlik göstermektedir. Hürriyet ve bağımsızlık Türk milletinin karakteridir. İstiklal Marşımızın ilk sözcüğü "korkma" diye başlamaktadır. Biz korkmadıkça şafaklarımızda al sancak sönmez.”
Bölgesel kriz ve savaş tablosu
MHP lideri, Ortadoğu ve çevresinde yaşanan çatışmaların ulaştığı tehlikeli boyutu detaylarıyla aktardı:
“Karşılıklı fırlatılan füzeler, katledilen masum insanlar, tahrip edilen kaynaklar, hedef alınan altyapılar, tıkanan deniz yolları, daralan ticaret kanalları, çıta yükselten intikam yeminleri, yaygınlaşan suikastler, süregelen örtülü operasyonlar, ardı arkası kesilmeyen hava akınları, körfez ülkelerine yönelik sabotajlar, insanlığın, insanım diyen herkesin nefesini tutup bir adım sonra ne olacağını kaygıyla merak ve takip ettiği savaş tablosunun hepimizin gündemine yansıyan satırbaşlarıdır.”
İran merkezli operasyonlar
İran'a yönelik gerçekleştirilen operasyonların bölgedeki etkilerine değinen Bahçeli, uluslararası toplumun bu süreçteki sınavını eleştirdi:
“İran'da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar sınır ve çerçevesi her seferinde güncellenen operasyonların bölgemizi ateşe attığı açık ve ortadadır. Amerika Birleşik Devletleri - İsrail koalisyonunun İran'a yönelik başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta şiddet ve yıkım açıkça kaydedilmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin dijital harbin elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine ve benzerine çok az rastlanacak örnekleri de kademe kademe kaydedilmektedir. Bölgemizi çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.”
“Dünyaya sözde medeniyet mimarisinin iz düşümünde, demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa, hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır.”
İnsani sorumluluk ve duyarsızlık eleştirisi
Bahçeli, bölgesel dramlara karşı takınılan tavrı bir penguen örneği üzerinden sert bir dille eleştirdi:
“2007 yılında Antarktika'da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze'de soykırıma uğrayan 50.000 çocuğun, İran'da sayıları 300'ü aşan çocukların, dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının insanlık değerlerinin neresinde vardır?”
“Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Adı konulmamış bir dil savaşı başladı da biz mi farkında değiliz? Orta Doğu'da Sünni-Şii husumetine çanak tutan kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmak bilhassa şu mübarek Ramazan ayında hayat memat konusudur. Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez düşmemelidir. Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır. Bozgunculuğun davulunu çalanlar sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır. Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir. Tetikçi değildir.”
Türk-Kürt kardeşliği
Birlik ve beraberlik mesajları veren Bahçeli, Türk-Kürt kardeşliğini bozmaya çalışanlara sert tepki gösterdi:
“Türkler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın gedik oluşturmanın hesabıyla İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk-Kürt'ün kardeşi Kürt-Türk'ün alın yazısı kader ortağıdır. Ne tuhaftır ki İran'da vurulan şehirlerin kahır ekseriyeti Türktür.”
Sınır güvenliği ve teknik detaylar
Bahçeli, Türkiye'nin hava sahasına yönelik yaşanan teknik tehditleri ve atılan adımları şu sözlerle paylaştı:
"Dahası 5 Mart 2026'da İran topraklarından havalanan insansız hava araçları Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne isabet etmiş, 4 Mart 2026 tarihinde de İran'dan Türkiye'ye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. Bu tehlikeye saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti'nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir.”
Yargı ve yolsuzluk tartışmaları
Konuşmasının sonunda iç siyasetteki tartışmalı bir konuya değinen Bahçeli, yolsuzluk iddiaları hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Asrın yolsuzluk davasında her türlü çirkeflik yaşanmıştır. Eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Böylesi bir uygulama ne zaman olmuştur? Suç örgütü kurmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açığa kavuşması gerekmektedir.”