Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrası kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; ekonomiden dış politikaya, terörle mücadeleden orman yangınlarına kadar gündemdeki kritik başlıklara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Seçimlerden bu yana sürdürülen kararlı duruşa dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel krizlere ve bölgesel çatışmalara rağmen Türkiye’nin istikrarını koruduğunu ifade etti.
"İsrail bölgede temel insan haklarını hiçe sayıyor"
Konuşmasının ilk bölümünde küresel konjonktür, İsrail'in bölgedeki saldırgan politikaları ve Türkiye'nin bu süreçte üreticiden esnafa sağladığı ekonomik destek paketlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail, Batı Şeria'da da uyguladığı saldırgan politika bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Faturayı bölgenin tamamı ödemektedir. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle küresel petrol arzında en büyük şoklar yaşanmaktadır. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktür de hamdolsun çoklu şokları başarıyla yürütüyoruz. Bu süreçte üreticimizi, ihracatçımızı ve reel sektörümüzü desteklemeyi ihmal etmiyoruz. Sübvansiyonlu kredi hacmini yükselttik, uygun koşullu finansman imkanı sağladık. Sadece bu dönemde 1 trilyonluk destek paketini devreye aldık. 724 bin çiftçime ve esnafımıza finansman destekleri sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik, turizmde istihdam için destek uygulamasını başlatıyoruz. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi sektörlerde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi sürdürüyoruz."
"Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce ve potansiyele sahiptir"
Türkiye'nin bölgesel bir üretim, lojistik ve teknoloji merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirten Erdoğan, geçmişte yaşanan güvensizlik ortamının ve terörün ülkeye ödettiği ağır bedelleri şu sözlerle aktardı:
"Kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce ve potansiyele sahiptir. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta. Savaş kaynaklı maliyetlerin etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz. Siyasette güven yönetimde istikrar olduğu sürece her engelin üstesinden geliriz. Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz. Türkiye geçmişte demokrasi açığı ile birlikte güven eksiğini yaşamıştır. Bunun neye mal olduğunu çok iyi bilir. Ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Bakınız burada bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istiyorum."
"Terör engeli kalktığında Türkiye ekonomisi yeni bir hikaye yazacak"
Terörün faturasını rakamlarla gözler önüne seren ve hazırlanan yasal düzenlemenin Meclis'e geleceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine dair vizyonunu şöyle paylaştı:
"Terörün Türkiye ekonomisine maliyetleri... İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü baskıya neden olmuştur. Vergi kaybımız 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Yatırım, istihdam, finansman... Terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye süreci menzile ulaştığında sadece analar başını yastığa huzurla koymayacak, ülkemiz ağır ekonomik faturadan kurtulacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır. Cumhur İttifakı olarak yürüttüğümüz süreci milli meseleleri çıkarlarının önüne koyan partilerin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi meclise sunacağız. Terörsüz Türkiye sürecini, siyasi partilerimizin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Süreç menzile vardığında 86 milyon kazanacaktır."
"Kıbrıs Türkü'nü yalnız bırakmayacak, eski acılara izin vermeyeceğiz"
Doğu Akdeniz'deki denkleme ve Kıbrıs meselesindeki net duruşa temas eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede Kıbrıs Türkünün haklarını yok sayan girişimlere karşı şu uyarıda bulundu:
"Kıbrıs'taki mesele egemen eşitliği ve eşit uluslararası statünün kabulü meselesidir. Türkiye Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiştir. Kıbrıs Türkünün egemen eşitliğini, haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Kıbrıs'ı yeni askeri yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı dikkatle takip ediyoruz. Yanlış hesap yapanlara hatırlatıyorum. Türkiye tarih boyunca olduğu gibi Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun asla izin vermeyecektir. Eski acıların yaşanmasına asla izin vermeyecektir. Geçmişte Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl çözdüysek denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Orman yangınlarıyla mücadele ve vatandaşlara hayati çağrı
Konuşmasının son kısmında yaz aylarında artış gösteren orman yangınlarıyla mücadele verilerini paylaşan Erdoğan, vatandaşları dikkatli olmaya davet ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"28 bine yakın orman kahramanı, 140 bini aşkın gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 İHA, 6 bine yakın kara aracıyla bugünlerde 7/24 nöbetteyiz. Ekiplerimiz yılbaşından bu yana 1011'i orman, 1862'si orman dışı olmak üzere toplam 2 bin 873 yangına hızlıca müdahale etmiştir. Bugün şimdiye kadar ülkemiz genelinde 59'u orman dışı alan olmak üzere 90 yangın çıkmıştır. Bu yangınların 81'i tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. 21 uçak, 58 helikopter, 929 kara aracı ile 3 bin 210 personelimiz yoğun şekilde çalışıyor. Ağustos ve Eylül aylarında çok dikkatli olmalıyız. Bizde çalışmaları takip ediyoruz. Kendi yangınlarımıza müdahale ederken ihtiyaç duyan ülkelere de yardım ediyoruz. Başta İspanya ve Fransa olmak üzere orman yangınlarıyla mücadele eden tüm ülkelere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 86 milyon olarak dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım, ormanlara cam, izmarit atmayalım, anız yakma işinden artık vazgeçelim. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım. Ekiplerimize tekrar başarılar diliyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum."